6 Eylül 2009 Pazar

Türkiye-Estonya


Bu maç hakkında fazla konuşmaya gerek olduğunu sanmıyorum.Sadece bazı noktalar çok önemli onlara değinmeden önce günlerdir Estonya'nın son 10 maçta 8 g0l yediği Brezilya'nın bile zar zor 1-0 kazandığı, çok zorlu bir rakip olduğu söylenip duruyordu.Ancak bünyesinde 7-8 tane Levadia Talinn'li oyuncu bulundurması, daha 2 hafta önce Galatasaray'ın bu takıma 6 tane attığı hep göz ardı ediliyordu.Hee birde Brezilya maçı izlenmeden konuşuluyordu ki Brezilyalı futbolcular resmen dayak yedi.Çok sert oynandı ve maçın zorluğu bu sebepten kaynaklanıyor.Tekrar maça dönecek olursak Arda Emre Tuncay ve Hamit maça çok iyi başladılar ve kalite farkını hemen ortaya koydular.Ancak biraz beceriksizlik birazda hatalardan dolayı kalemizde golü görünce paniklesekte 5 dakikada atlattık ve maça tekrar döndük.Burada Arda Turana değinmeden edemiyeceğim.Ahmet Çakar Arda'yı devamlı Messiyle kıyaslıyor ya bence dün gece bu kıyası bir daha düşünmesi gerektiğini anlamıştır.Arda belki Messiyle kıyaslanamaz ama Messiden daha fazla takımına fayda sağladığı bir gerçekti dün gece.Emre belözoğlu belkide son yıllardaki en iyi oyununu oynadı ileriye doğru takımını çok iyi organize etti bir kaçkez de geride kademe yaptıki bunu bazı defans oyuncusuyum diye geçien kişilere izletmekte fayda var.Hamit sakatlıktan yeni çıkmasına ve kondisyon eksiğine rağmen sahanın her yerindeydi.Ona zaten hiç bahsetmeye gerek yok Milli takımımızın omurgasını sayacak olsak en başta onu sayarız.Tuncayın şu son 2 yılda en büyük ilerleme kaydettiği nokta son vuruşlarındaki müthiş gelişim olmuş.İngiltere ona büyük kazanç sağlamış.Bundan sonra da Milli takımımız için çok faydalı olacaktır.Ayrıca Sercan bir saniye bile yerinde durmayarak Estonyalıların sağlam denen savunmasının ayarlarıyla oynayarak gerek tuncay gerek arda gerekse kazıma yer açtı ve de çok başarılıydı.Ancak biraz daha arkadaşlarına alışması gerekiyor.Çünkü tam olarak uyum söz konusu değil.Kazım gecenin en kötüsüydü.Tek olumlu hareketi 60. dakikada oyuncan çıkarken hızlı hareket etmesiydi.Gökhan gönül ne akdar iyi niyetli ve yetenekli olsa da top kontrolündeki eksikliği hücuma çıkarken onu yavaşlatıyor ve doğal olarak takımda bu sorundan etkileniyor.Dediğim gibi ne kadar kaliteli iyi ve yetenekli bir oyuncu olsada Arda'yla onu kıyaslamak Futbola ve dürüstlüğe ihanettir.Gökhan Zan'ın sakatlanması Bosna maçı öncesi büyük talihsizlik.Önder her ne kadar Fenerbahçe'de oynasada ne Milli takım için hazır ne de Servet'le uyumu var.Kademe yapmalardaki yer tutuşundaki hataları futboldan biraz anlayan dün gece görmüştür.Bence Emre aşık hemen kadroya katılmalı ya da kadroda başka stoper varsa o kullanılmalı.Yoksa etkili Bosna hücumcuları karşısında çok sıkıntı çekeriz.Dün geceki son değineceğim konu ise Ömer Üründül'ün 70. dakikada farketti spikerin futboldan anlamadığını belli edercesine Üründül'ün dediklerini saçma sapan şekilde yorumladığı ve daha maçın başından beri bas bas bağıran ön liberodan geriye dönük oyuncu noksanlığıdır.Daha net anlatmak gerekirse önceden Marco Aurelio'nun yaptığı daha sonra Mehmet Topal , Ayhan ve Mustafa Sarp'ın uzmanlaştığı ön libero olayı.Geriye dönük bir oyuncu Bosna maçında mutlaka şart.Bunun kim olacağına karar vermek tabiki Fatih Terim'in elinde ama bu 2 li asla Hamit ve Emre ikilisi değil.Hamit'i Kazım'ın yerine sağa çekip oraya geriye dönük bir oyuncu koymalı.Son olarakta Estonya karşısında atılan 4 gole sevinirken yenilen 2 golüde şapkamızı öne koyup düşünmeliyiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder